FOÇA (GÜZELHİSAR)

Bosna- Hersek’in doğusunda yer alan yerleşim merkezi

Müellif: LANA KUDUMOVIC

Foça, Bosna’nın doğu kesiminde, engebeli bir arazi üzerinde Ćehotina ve Drina nehirlerinin birleştiği noktada yer alan bir yerleşimdir. Bu bölgenin tarih öncesi dönemlerden itibaren iskân edildiği bilinmektedir. Orta Çağ boyunca bölge, Balkan Yarımadası’nın iç kesimlerini Adriyatik kıyısına bağlayan ana ticaret yolları üzerinde yer almış; XIV. yüzyıla gelindiğinde bu güzergâh üzerindeki önemli bir ekonomik merkez hâline gelmiştir. Bir pazar yeri (mercantum) olarak Foça adına ilk kez 1366 yılında rastlanmakta, 1368–1436 yılları arasında ise Dubrovnikli tüccarların varış noktası olarak çok sayıda sözleşmede anılmaktadır. Bu ticari ağ içerisinde en önemli ve en yoğun kullanılan güzergâh, Dubrovnik’i Bosna’nın maden bölgeleri ve diğer ekonomik merkezlerine bağlayan Dubrovnik Yolu (Via Ragusa, Via Ragusina, Via Drina ve zaman zaman Via Bosna) olmuştur.

Foça ve Yukarı Podrinje bölgesi, 1376 yılına kadar eski Raška topraklarının bir parçasıydı; bu tarihte Bosna Banı Tvrtko tarafından ele geçirilmiştir. Tvrtko’nun ölümünün ardından bölge, Hranić ailesinden Hum düklerinin neredeyse bağımsız yönetimi altına girmiştir. İlk yönetici Sandalj Hranić olmuş, onu yeğeni Stjepan Kosača takip etmiştir. Stjepan Kosača, 1437 yılına gelindiğinde Bosna kralı ile bağlarını tamamen koparmış; 1466 yılına kadar bağımsız bir şekilde hüküm sürmüştür. 1448 yılında Alman kökenli “herzog” unvanını alarak Herceg Stjepan adıyla tanınmıştır.

Arkeolojik buluntular, günümüzdeki Careva Camii’nin yerinde daha önce var olan ve temelleri ortaya çıkarılan bir bazilikanın mevcudiyetini ortaya koymakta; bu durum, yerleşimin kökenlerinin muhtemelen XII. yüzyıla kadar uzandığını göstermektedir. XIV. yüzyılın ortalarından önce Hoča’daki ortaçağ açık pazarı, kalıcı olarak iskân edilen bir yerleşime dönüşmeye başlamış; bu süreç, XV. yüzyılın başlarında Dubrovnikli tüccarların gelişiyle daha da hız kazanmıştır.

Ortaçağ Foça’sı surlarla çevrili olmayan bir yerleşim olup, konut alanları Dubrovnik Yolu’nun kuzeyinde, Ćehotina Nehri’nin birleşim noktasına doğru gelişmiştir. Pazar meydanının güney tarafında Katolik Aziz Meryem Kilisesi yer alırken, Ćehotina’nın sağ kıyısında bir manastırla birlikte Ortodoks kilisesi inşa edilmiştir. Ticari ve zanaatkâr dükkânları, yol boyunca açık pazar alanının kuzey kenarında sıralanmıştır. Tahkimatın bulunmaması nedeniyle yerleşim, kompakt bir kentsel çekirdek oluşturmaktan ziyade, tarım alanları ve ekonomik eklentilerle çevrili konutlardan oluşan dağınık bir yapı sergilemiştir.

Foça, Bosna’nın düşüşünden çok önce Osmanlı hâkimiyetine girmiştir. Dubrovnik elçilerinin seyahat kayıtları (1430, 1450 ve 1465), Foča ve çevresindeki kalelerin 1465 yazında kesin olarak Osmanlı idaresine dâhil edilmeden önce Herceg Stjepan’ın yönetimi altında kaldığını doğrulamaktadır.

Osmanlı fethinden sonra, yeni ele geçirilen topraklar nahiyeler hâlinde örgütlenmiş; XVI. yüzyıldan itibaren yargı bölgesi (kadılık) Foça Kadılığı adıyla anılmaya başlanmıştır. 1470 yılında Hersek Sancağı, Bosna Sancağı’ndan ayrılmış ve idarî merkezi Foça olarak belirlenmiştir. İlk Hersek sancakbeyi Hamza Bey olup, 1474 yılına kadar görev yapmış ve Osmanlı mimari üslubundaki ilk yapıların inşasını başlatmıştır.

Foça, 1574 yılına kadar—1522–1530 ve 1533 yıllarında idarî merkezin geçici olarak Mostar’a taşındığı dönemler hariç—Hersek Sancağının merkezi olarak kalmıştır. 1574–1576 yılları arasında ise idarî merkez kalıcı olarak Pljevlja’ya (Taşlıca) taşınmıştır. Bu değişikliğe rağmen Foça, XIX. yüzyılın ortalarına kadar önemli bir askerî ve idarî merkez olma özelliğini sürdürmüş; Osmanlı hâkimiyeti boyunca en yüksek yargı otoritesi olan müftünün ikametgâhı olarak varlığını devam ettirmiştir. 1477 tarihli tahrir defterine göre Foça’da 225 Hristiyan hane, 55 bekâr Hristiyan erkek, 5 Hristiyan dul ve vergi muafiyetine sahip zanaatkârlardan oluşan 3 Müslüman hane bulunmaktaydı.

İkinci Hersek sancakbeyi Mustafa Bey, ortaçağ Foça’sının dönüşümünde belirleyici bir rol oynamıştır. Yaklaşık 1484 yılında, Ćehotina Nehri’nin sağ kıyısında kendi camisinin inşasını başlatarak yerleşimin mekânsal olarak genişlemesini sağlamış; bu caminin etrafında yeni bir mahalle oluşmuştur. Yerleşimin doğu karakterli yeni dokusunun sınırları, üçüncü Hersek sancakbeyi Ahmed Bey’in eşi Prenses Fatima adına inşa edilen mescid ve mahalle ile, Ćehotina ve Drina nehirlerinin birleştiği noktada belirginleşmiş ve yerleşimin doğal kuzey sınırı tanımlanmıştır.

XVI. yüzyıl, Foça’nın inşa faaliyetleri açısından altın çağı olmuş ve kent, mekânsal olarak neredeyse nihai formuna bu dönemde ulaşmıştır. Osmanlı yönetimi altında Foça, Hersek’in siyasal merkezi konumuna yükselmiş; Balkanlar’daki önemli ekonomik merkezlerle rekabet edebilen güçlü bir ticaret ve zanaat şehri hâline gelmiştir.

II. Dünya Savaşı öncesi dönemde Foça, yaklaşık 5.000 nüfuslu, görece küçük ve uzak bir kasaba niteliği taşımaktaydı. 1939 yılında Ustiprača–Foça demiryolunun açılmasıyla birlikte sınırlı bir büyüme süreci başlamıştır. Son savaş sırasında Foça büyük ölçüde tahrip edilmiş; Balkanlar’daki klasik Osmanlı cami mimarisinin incisi ve Osmanlı mimarisinin kilometre taşlarından biri olan Alaca Camii dâhil olmak üzere kültürel mirasın önemli bir bölümü yok edilmiştir.

1995 yılında Dayton Barış Antlaşması’nın imzalanmasının ardından Foça, Bosna-Hersek Devleti sınırları içinde, Sırp Cumhuriyeti (Republika Srpska) entitesi bünyesinde yer alan bir kent hâline gelmiştir. Savaş öncesi demografik yapı büyük ölçüde değişmiş olmakla birlikte, uzun bir yeniden inşa süreci sonucunda inşa edilmiş mirasın önemli bir kısmı günümüzde yeniden ayağa kaldırılmıştır.

Kaynakça

  • Husref Redžić, (1983) Studije o islamskoj arhitektonskoj baštini, Sarajevo.
  • Ayverdi, Ekrem Hakkı (1981). Avrupa'da Osmanlı Mimârî Eserleri: Yugoslavya (II. Cilt, 3. Kitap). Istanbul.
  • Bejtić, Alija (1956). "Povijest i umjetnost Foče na Drini" Naše starine (Godišnjak Zemaljskog zavoda za zaštitu spomenika kulture i prirodnih rijetkosti NR BiH), Vol. III, pp. 23–74.
  • Amir Pasic (1994) “Islamic Architecture in Bosnia and Hercegovina” IRCICA, ISTANBUL