BELASİTSA MUHAREBESİ (29 Temmuz 2014)
Bizans-Bulgar Savaşı
Müellif: DRAGI GJORGIEV
Klyuҫ veya Kleidion (Yunanca: Κλειδίον) Muharebesi olarak da bilinir. Bu savaş 29 Temmuz 1014 tarihinde Bizans İmparatoru II. Basileios (976-1025) ile payitahtı ilkin Prespa sonra Ohri olan Samuil Devleti’nin başı İmparator Samuil (997-1014)’in orduları arasında gerçekleşmiştir. Öyle ki II. Basileios, büyük bir zafer kazandığı bu savaştan dolayı “Bulgar-Kıran” anlamına gelen Βουλγαροκτόνος/Boulgaroktonos lakabını almıştır.
Müelliflerin birçoğu bünyesine Bulgaristan’ı, Makedonya’yı, Teselya ve Epir’i, ardından Arnavutluk’u, Raşka’yı, Duklya ve Bosna’yı katarak sınırlarını genişleten Samuil Devleti’nin, 971 yılında Bizans tarafından Bulgar İmparatoru II. Boris’in Konstantinopolis’e götürerek İmparator unvanından vazgeçmeye zorlanmasıyla son bulan Birinci Bulgar İmparatorluğu’nun devamı olarak görmektedir ve Samuil Bulgar kralı olarak kabul edilir. Belasitsa muharebesi, 10. yüzyılın sonu ve 11. yüzyılın başında, Bulgar-Bizans hükümdarları arasında yürütülen pek çok muharebe arasında kader belirleyici savaş olarak değerlendirilmektedir. II. Basileios, Samuil ile kardeşi Aron’a karşı ilk askerî harekâtını 986 yılında yapmış ancak Trayan (bugün İhtiman kasabası) Boğazı’nda yürütülen muharebede bozguna uğramıştır. İlerideki dönemlerde ise Samuil, Basileios ile yürütülen muharebelerde daha başarılı olmuştur. Bu muharebelerdeki başarıları ve kardeşleri Davud, Aron ve Musa’nın vefatı ile Samuil, yegâne hükümdar olarak sivrilmiştir. Bazı müelliflere göre Samuil 996 ile 1000 yılı arasında Papa V. Gregorius tarafından İmparator ilan edilmiştir. 10. yüzyılın sonuna doğru Bizans, doğuda Arap baskısından kurtulmuş ve iç çatışmaların üstesinden gelmiş ve ardından II. Basileios, Samuil’in kurduğu devleti ortadan kaldırmak gayesiyle harekete geçmiştir. Bu doğrultuda II. Basileios, 1001 ile 1014 yılları arasındaki dönemde her yıl Samuil’in topraklarına saldırı düzenliyor ve böylece onun askeri gücünü ve siyasi itibarını zayıflatıyordu. Zira 1000 ile 1004 yılları arasındaki dönemde II. Basileios, Sofya, Serfice, Vodina, Karaferye ve Vidin’i ele geçirmiştir. 1005 yılında ise o zamana kadar Samuil’e sadakatle bağlı olan ve Adriyatik Denizi kıyılarındaki Dıraç bölgesinde hâkim hükümdarlar, Dıraç limanını II. Basileios’a teslim etmişlerdir. Böylece Samuil Devleti’nin toprakları önemli ölçüde küçülmüş ve çok daha güçlü Bizans ordusuyla açıkça savaşa girmeyi göze alamayan Samuil’in otoritesi de zayıflamıştır. Bu saldırıların sonucunda Samuil, II. Basileios’un baskınlarını engellemek amacıyla, devletinin iç kesimlerine giden geçit bölgelerinde toprak setler, siperler ve kulelerden oluşan savunma sistemleri kurmuştur. Dema adı verilen bu savunma sistemi, Belasitsa ve Ograjden dağlarının birleştiği Usturumca kasabasının yakınlarındaki Klyuç köyü civarında stratejik boğazda da yapılmıştı. Burası boğazın en dar yeri olup coğrafya itibariyle başka bir geçit imkânı olmayan bir nokta idi. Yani bu darboğaz, kolay savunabilir siperlerin yapılması için en uygun sahaydı. Hatta günümüzde dahi derenin kıyısında yükselen tepe, Samuil Kalesi adıyla anılmaktadır. Samuil, II. Basileios’un topraklarına girmek için bu geçidi seçeceğini, Bizans ordularının önceki seferlerinden edindiği tecrübe ile anlamıştı. Bu düşüncesinde haklı olduğu 1014 yılının Haziran ayında Bizans İmparatorunun Samuil’e karşı başlattığı askerî harekâtta, Rupel Geçidi ve Struma nehri ile kolu olan Strumeşnica vadilerini kullanarak Trakya ile Serez Ovası üzerinden ilerlemesinden de anlaşılmaktadır. Bizans İmparatoru II. Basileios, 1014 yılının Temmuz ayında Klyuç Geçidi’ne ve Samuil tarafından yapılan surlara ulaştığında, derhal saldırıya geçmiş fakat surları aşma ve geçidi geçme teşebbüsleri neticesiz kalmıştır. Diğer taraftan Samuel ise Basileios’un ordusunu parçalara ayırmak ve Klyuç Geçidi’ni geçmekten vazgeçirmek amacıyla Nestroitsa adında bir komutanı ordusuyla güneye, yani Selanik’e doğru göndermiştir. Nestoritsa’nın ordusu Selanik’in Bizans valisi Theophilactus Bothaniat’ın ordusuyla karşı karşıya gelmiş ve Selanik yakınlarındaki çarpışmada büyük bir mağlubiyete uğramıştır. Samuil’in Bizans’ın ana kuvvetlerini ayırma planı netice vermemiş ve Bizans ordusu Klyuç Geçidi’ndeki surlara saldırmaya devam etmiştir. Selanik’teki zafer Bizans ordusuna gerisini ve güney kanadını güvene almasını sağlamış, Theophilactus Bothaniat ise birlikleriyle Belasitsa vadisinde II. Basileios’un ana kuvvetlerine katılmıştır. Klyuç Geçidi’ni geçme teşebbüsleri başarısızlığa uğramasından dolayı İmparator II. Basileios, geri çekilmeyi de düşünmüştür. Fakat Philipopolis (Filibe)’in askerî komutanı Nikiforos Ksifias, İmparatoru bu fikrinden vazgeçirmeye ikna etmiş ve Samuil’in savunma güçlerine arkadan saldırma planını önermiştir. İmparator geçit üzerinden saldırılarına devam ederken, Nikiforos Ksifias hızlı bir yürüyüşle Belasitsa dağını güney tarafından aşmayı başarmış, kuvvetlerini tepesine çıkarmış ve oradan askerleri büyük bir gürültü ile surları savunanlara arkadan saldırmıştır. Bu durumdan istifade eden II. Basileios da eş zamanlı güçlü bir saldırıya geçmiş ve Klyuç Geçidi’ni aşmayı başarmıştır. II. Basileios ve Samuil’in bizzat katıldıkları muharebe, Klyuç Geçidi’nin yakınlarında Belasitsa dağının eteklerinde yapılmış, iki ateş arasında bulunan Samuil’in ordusu paniğe kapılarak kaçmaya başlamış ve kısa bir süre için ağır bir yenilgiye uğramıştır. Bu savaş sonunda Samuil’in askerlerinden birçoğu ölmüş veya esir düşmüştür. Samuil’in oğlu Gavril Radomir tarafından kurtarılmış ve Pirlepe Kalesi’ne götürülmüştür. Bizans İmparatoru II. Basileios, Bizans tarafından isyancı olarak nitelendirilen Samuil’in askerlerini cezalandırmak ve Samuil’i aşağılamak için, esir alınan askerlerin çoğunun gözlerinin oyulmasını emretmiştir. Bazı kaynaklara göre 14.000 asker kör edilmiştir. Her yüz askerden birinin, kör edilen askerleri İmparator Samuil’e götürmeleri için bir gözü bırakılmıştır. Bazı yazarlara göre, II. Basileios’un Samuil’in askerlerini kör etme emrini vermesinin nedenlerinden biri, Belasitsa Savaşı’ndan hemen sonra Samuil’in oğlu Gavril Radomir tarafından pusuya düşürülüp öldürülen komutanı Theophilactus Bothaniat’ın ölümünün intikamını alma isteğidir. İmparator Samuil, askerlerinin gözlerinin çıkarıldığını gördüğünde 1014 yılında Prespa’da kalp krizden ölmüştür.
Belasitsa Muharebesi, kader belirleyici bir muharebe olup Samuil Devleti’nin sonunun habercisidir. Savaş daha dört yıl devam etmesine rağmen, Samuil’in vârisleri Gavril Radomir ve İvan Vladislav, Bizans’a direnmek için askerî güce ve yeteneğe sahip değillerdi ve valilerinin II. Basileios’un tarafına geçmeye başladıkları bir dönemde, devletin merkezini ve sınır hattını adım adım kaybetmesini engelleyememişlerdi. Neticede Bizans baskısına direnme gücünü kaybeden Samuil Devleti, 1018 yılında tarih sahnesinden silinmiştir.
Belasitsa Muharebesi acı sonucuyla hem Makedon hem Bulgar ananesinde, tarihî hafızasında ve edebiyatında derin iz bırakmıştır ve hakkında dramlar, tarihî öyküler, şiirler, şarkılar ve operalar gibi çok sayıda düzyazı, şiir ve müzik eseri yazılmıştır.
Kaynakça
- Иванов, Йордан. Беласицката битка, 29 юли 1014 г., Отдъленъ отпечатъкъ отъ Известия на Историческото Дружество въ София, Придворна печатница, София 1911, 5-9.
- Антолјак, Стјепан, Самуилова држава, Институт за национална историја, Скопје 1969, 65-72.
- Пириватрић, Срђан, Самуилова држава. Обим и карактер, Византолошки Институт Спрске Академије Наука и Уметности, Књига 21, Београд 1997, 104-133.
- Митрев, Георги, “Самуиловата крепост дема и битката од 1014 г.”, Македонски преглед, кн. 2, 1993, 75 – 88.
- Holmes Catherine, Basil II and the governance of Empire (976-1025), Oxford University Press, New York, 2005, 392 – 447.
- Stephenson, Paul, Byzantium’s Balkan Frontier. A Political Study of the Northern Balkans, 900–1204, Cambridge University Press, 2004, 47 – 80.
- Stephenson, Paul, The Balkan Frontier in the Year 1000, Byzantium in the year 1000, Brill Leiden – Boston 2003, 109 – 133.
- Kaldellis, Anthony, Streams of gold, rivers of blood: the rise and fall of Byzantium, 955 A.D. to the First Crusade, Oxford University Press, 2017, 112-115.