ALİ HIFZI PAŞA

XIX. Yüzyılda Üsküp’te görev almış Balkan kökenli devlet adamı, bürokrat.

Müellif: DRAGI GJORGIEV

(d. Kalkandelen, 1793 (?) – ö. İstanbul, 1851), 1820’li yıllarının başlarından 1843 yılı ortalarına kadar Üsküp Nazırı olarak görev yapmıştır. Pirlepe ile İştip ve Köstendil ile Debre arasında büyük bir bölgeyi yöneten Arnavut kökenli ünlü Kalkandelenli paşalar ailesinin bir üyesidir. Ali Hıfzı Paşa’nın ailesi Osmanlıların II. Viyana Kuşatmasından (1683) sonra Balkan Yarımadasında yaşanan çalkantılı dönemde tarih sahnesine çıkmıştır. Ali Hıfzı Paşa’nın dedesi Hasan Paşa Reç Lok ailesinden olup Avusturya generali Enea Silvio Piccolomini’nin 1689 yılında Üsküp bölgesindeki ilerlemesi sırasında askeri faaliyetleriyle ün yapmıştır. Bu faaliyetleri sayesinde bu paşaların bölgede neredeyse iki asır süren iktidarları başlamıştır. Bu aile Arnavutluk’un Dukakin bölgesinden gelip Luma yöresinde yaşamıştır. Osmanlı Devleti’ne yaptıkları hizmetlerden dolayı kendilerine “Paşa” unvanı verilmiş olduğundan, Osmanlı arşiv belgelerinde “Kalkandelen Paşaları” olarak da anılırlar. Ali Hıfzı Paşa’nın babası Recep Paşa Üsküp Valisi olarak görev yapmış ve “mîr-i mîrân” unvanını taşımıştır. Oğullarından diğer ikisi, Kalkandelen mütesellimi Abdurrahman Paşa ve Köstendil Valisi Hasan Paşa idi. Ali Hıfzı Paşa’nın Kalkandelenli Koca Recep Paşa ile üçüncü hatunu olan Emine Hanım’ın ikinci çocuğu olarak 1793 yılında doğduğu kabul görmektedir. Emine Hanım, Üsküp’ün ünlü ve zengin Kumbaracılar ailesine mensuptur. Koca Recep Paşa’nın üç hatunundan toplam altı oğlu dünyaya gelmiştir. Bunlardan en tanınmış olanlar, Ali Hıfzı Paşa ve aynı anneden kardeşi olan Hasan Paşa’dan başka, Sırp kökenli Milyanka adındaki Koca Recep Paşa’nın ikinci hatunundan Kalkandelen mütesellimi Abdurrahman Paşa ve kardeşi Veli Bey’dir.

Ali Hıfzı Paşa, 1820-1821 yılında Bey unvanıyla Üsküp Nazır vekili olarak tayin edilmiştir. Üsküp Nazır Vekili olarak 1822 yılında Üsküp, Kratova, Koçana ve Kalkandelen kazalarından topladığı üç bin askerle 1821 yılında başlayan Mora isyanını bastırmak amacıyla Rumeli Valisi Hurşid Ahmed Paşa’nın ordusuna katılmıştır. Askeri görevlerini başarıyla icra etmesi dolayısıyla 1823 yılında Üsküp Nazırı olarak tayin edilmiştir. Ayrıca aynı yıl Priştine’de ortaya çıkan yönetim sorunlarının çözülmesindeki başarısının karşılığı olarak kendisine Kapıcıbaşı unvanı da verilmiştir. 1824 yılında, Kalkandelen’i idare eden kardeşi Abdurrahman Paşa ile birlikte, Kırçova’da baş gösteren Abdi Bey isyanını bastırmış ve neticede Manastır, Pirlepe ve Köprülü yörelerinde toplumsal düzeni yeniden tesis etmişlerdir. Bir yıl sonra Narda yakınlarında Kombot’un güvenliğini sağlamakla görevlendirilmiş ve bu vazifedeki başarısı nedeniyle 1826 yılında mîr-i mîrân rütbesi verilmiştir. Ali Hıfzı Paşa, Osmanlı-Rus Savaşı sırasında (1828-1829), Vidin civarında Ruslara karşı bir yıl savaşmıştır. Kardeşi Abdurrahman Paşa’nın yardımıyla, Osmanlı ordusuna tabanca temin etme faaliyetlerinde bulunmuştur. 1831 yılında Pirlepe civarında Sadrazam Reşid Mehmed Paşa ile İşkodra paşası ve Tanzimat muhalifi Buşatlı Mustafa Paşa arasında yürütülen çatışmada Hıfzı Paşa, devlet çıkarlarını savunarak sadrazamın yanında yer almıştır. 1834 yılında Debre Kazası’ndaki bazı köylerin yönetimiyle ilgili ortaya çıkan sorunu çözmüş ve söz konusu köylerin idaresi Hakkı Paşa’dan alınıp Hıfzı Paşa’nın kardeşi Abdurrahman Paşa’ya devredilmiştir. Aynı zamanda Rumeli valisi Hüseyin Paşa’nın harcamalarının karşılanması için 1833-1834 yıllarında Üsküp cizyesinden toplanan 70.500 kuruşun darphaneye sevkini temin etmiştir. 1835 yılında yeni kurulan ordunun ihtiyaçları için bir tabur yedek asker toplamış, 1841 yılında ise Midilli Kalesi’nin muhafızı görevine atanmıştır. 1836 yılında, saygın bir üst düzey devlet adamı olarak, şehzadeler Abdülmecid ve Abdülaziz’in Dolmabahçe Sarayı’nda yapılan sünnet merasimlerine davet edilmiştir. Aynı yıl karşılıklı hediye teatisinde bulunduğu Sultan II. Mahmud’un yakın dostu olarak Mihrimah Sultan ve Ferik Mehmed Said Paşa’nın düğününe katılmıştır.

Hıfzı Paşa, 1842 yılında bölgede Tanzimat önlemleriyle alakalı bazı görevleri ifa etmemesi, vergilerin toplanması ve malların sayımı hususunda bazı üst düzey devlet yöneticileriyle anlaşmazlıkları ve kardeşi Abdurrahman Paşa ile silahlı çatışmaya varacak noktaya gelen ciddi anlaşmazlıkları nedeniyle görevlerinden azledilmiştir. Hıfzı Paşa’nın bölgedeki nüfuzu ve gücünü bilen devlet, onu ve kardeşleri Kalkandelen Mütesellimi Abdurrahman Paşa ile Köstendil Kaymakamı Hasan Paşa’yı görevlerinden azletmiştir. Osmanlı Devleti’nin bu tedbirleri almasındaki amaç, Tanzimat düzenlemelerine karşı Arnavut beyleri tarafından çıkarılan çok sayıda isyan ortamında, Arnavut beylerinin devlete karşı hareketlerini önlemekti. Hıfzı Paşa ile kardeşi Abdurrahman Paşa arasında 1842 yılında alevlenen çatışma, İstanbul’a çağrılma ve azledilme kararının icrası için bahane olarak ileri sürüldüyse de aslında bu karar yıllar öncesinde alınmıştır. Bu gelişmeler üzerine 27 Temmuz 1843 tarihinde İstanbul’a gelen Ali Hıfzı Paşa’nın mîr-i mîrân rütbesi alınmış, Üsküp ve civarındaki mal ve mülkü müsadere edilmiştir. Ailesinin diğer fertleriyle birlikte 1844-1845 yıllarında Konya, Maraş, Safranbolu ve ardından Ankara gibi Anadolu’nun birçok yerine sürgün edilmiştir. Anadolu’da geçirdiği sürgün yılları boyunca kendisi ve kardeşlerinin ricaları sonucu, aile fertleri ile birlikte Bursa’ya yerleşmelerine izin verilmiştir. Bursa’da bir yıl kaldıktan sonra, geçimlerini temin edemedikleri gerekçesiyle Hıfzı Paşa ve kardeşlerinin İstanbul’a yerleşme talepleri kabul edilmiştir. Ali Hıfzı Bey, İstanbul Fatih Sultan Mehmed Camii yakınlarındaki Ferhat Ağa Mahallesi’ne yerleşmiş ve bir daha Üsküp’e dönmeden hayatının son dört yılını burada geçirmiştir. Hıfzı Bey, 5 Nisan 1851 yılında vefat etmiş ve Eyüp Sultan Camii’nin yakınlarındaki Mihrişah Sultan Camii haziresine defnedilmiştir.

Hıfzı Paşa, soylu bir aileden gelmekte olup klasik Arap felsefesi yanında Aristo ile Eflatun gibi Antik Yunan filozoflarının eserlerini bilen iyi eğitim görmüş bir kişidir. Eski Antik Çağ anıtlarıyla da ilgilenmiştir. Zira köylülerden, eski bir anıt veya taş lehva bulduklarında, Üsküp yakınlarındaki Bardofça’daki konağına götürmelerini isterdi. Sultan II. Mahmud’un gözünde büyük bir itibara sahipti. Zayıf bir vücut görüntüsü olan ama zeki ve bilge bir kişilik olan Hıfzı Paşa, Sultan II. Mahmud tarafından “Bedeni otuz okkalı ama aklı altmış okkalı adam” olarak tasvir edilmiştir. Hıfzı Paşa, Remzi ve Kıbrıslı Âşık Kenzi gibi şairlerin mısralarında tecrübeli ve akil bir yönetici ve cesur bir asker olarak tasvir edilmiştir. Yerel siyasi olaylarda ve Üsküp şehrinin gelişmesinde büyük etkisi olan Hıfzı Bey, bölgede eşkıyalığa son vererek dini ve etnik köken farkı gözetmeksizin Osmanlı tebaasına adil ve müsamaha ile davranan, tecrübeli ve ılımlı bir Osmanlı yöneticisi olarak kabul edilmektedir. Kethüdalarından biri Hristiyan kökenli Hacı Trayko’dur. Ayrıca Üsküp’te bulunduğu sürede yanında sağlığıyla ilgilenen üç doktoru bulunurdu. Üsküp ve civarının imar edilmesinde Ali Hıfzı Paşa’nın büyük katkısı olmuştur. Onun onarımlarına katkı sunduğu eserler Üsküp Su Kemeri, Üsküp Saat Kulesi, Marko Manastırı’ndaki Aziz Dimitriya Kilisesi ile bazı kamu binaları ve dini yapılarıdır. Onun zamanında inşa edilen ve hala daha kalıntıları bulunan en görkemli yapı ise, inşası 1841 yılında tamamlanan Üsküp civarında Bardofça köyündeki Hıfzı Paşa Konağı’dır. Bu konak beş metre yüksekliğinde duvarla çevrilmiş olup konağın savunması için duvarlar boyunca sekiz kule yapılmıştır. Bardofça Konağı, selamlık ve haremlik olarak iki ana bölümden oluşmaktadır. Bunun dışında Hıfzı Paşa, hapishane olarak kullanılmak amacıyla Üsküp Kalesi içinde de daha küçük bir yapı inşa etmiştir. Paşa’nın büyük bir desteği ile Üsküp Hristiyan toplumunun önde gelen şahıslarından kethüdası Hacı Trayko’nun maddi katkısıyla 1835 yılında Üsküp’te Aziz Meryem Ana Kilisesi yapılmıştır. Paşa’nın ilgilendiği diğer bir nokta ise tarım olup bölgede pirinç yetiştirilmesi ve bağcılığın gelişmesinde büyük etkisi olmuştur.

Kaynakça

  • Yasemin Bilgin, “Recebpaşazadeler ve Ali Hɪfzɪ Paşa”, Yüksek Lisans Tezi, Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Rize: 2023.
  • Karaöz, Nalan, “Üsküp’te bir Osmanlɪ Mutasarrɪfɪ: Ali Hɪfzɪ Paşa ve Bardovça’daki Konağɪ”, Güney-Doğu Avrupa Araştɪrmalarɪ Dergisi – The Journal of Southeastern European Studies, 38, 2022, s. 87-117.
  • Todorov, Petar, “Скопје од почетокот на XIX век до крајот на османлиското владеење”, (“Üsküp XIX. Yüzyılın Başından Osmanlı Egemenliğinin Sonuna Kadar” Doktora tezi, Kiril ve Metodi Üniversitesi, Tarih Enstitüsü, Üsküp: 2013.
  • Тосков Г., “Тетовскитъ паши” (“Tetova-Kalkandelen Paşaları”), Сборникъ за Народни Умотворения, Наука и Книжнина, XI, 1894, s. 404-423.
  • Bilmenoğlu, Nadi, Kalkandelen Dün ve Bugün, Gün Matbaası, Istanbul: 1971, 74.
  • Salih Asım, Üsküp Tarihi ve Civari, Rumeli Araştırmaları Merkezi Yayınları, Istanbul, 2004, 50.